Eğitim Felsefesi Uzmanı olan Süleyman Akgül bizlere felsefeyi anlattı. Türkiye’nin farklı kültürler gördüğünü dile getiren Süleyman Bey, felsefenin yeniden doğuyor diyebildiğini belirtti. Aynı zamanda bizleri bilgilendirirken sorularımızı yanıtlamayı da unutmadı..
Memlekette Felsefe Var mı?
Günümüzde felsefenin aslında var olduğunu bizlere aktaran Süleyman Bey, Türkiye’de filozof denilme konusunda çekingen davrandığımızı ve “Filozofsa filozof demeliyiz.” diyerek çekinmememiz gerektiğini belirtti.
“Ya özel okula gideceksin ya da İmam Hatiplere gideceksin.”
Eğitim Felsefesini Ele Aldığımızda Nerede Yanlış Yapıyoruz?
Bu konudaki yanlışın, eğitimi tüccarların eline bıraktığımızı ve özelleştirmeden dolayı olduğunu vurgulayan Süleyman Bey, eğitimin satın alınabilen bir meta haline geldiğini belirtti. “Ya özel okula gideceksin ya da imam hatiplere gideceksin.” diye bir durumun olduğunu, aynı zamanda özel okulların kâr amacıyla kuruluşlar olduğu için bir ticarete dönüştüğünü bizlere aktardı.
Eğitim Hangi Felsefenin Üzerine Kurulmalı?
Bizlere aslında yalnızlaşmanın satıldığını dile getiren Süleyman Bey, ilk defa yabancı bir yere ve yabancı bir toplumun içinde olacağımız için toplum içinde yaşama bilincini kaybetmememiz gerektiğini vurguladı. Eğitimin felsefesini eğer bunun üzerine kurarsak, günün sonunda iyi şeyler öğreneceklerini ve kendi hayatlarını ona göre şekillendirmeye başlayacaklarını dile getirdi.



Doğru Türkçe Değiştirmesi Gerekmiyor mu?
“Değişmeli ama dili katletmemeli.” yanıtını veren Süleyman Bey, dilin kültürün en önemli parçası olduğunu dile getirdi. “Benim felsefe yapabilmemin en önemli özellikleri aynı dili paylaşıyor olmamız.” diyerek dilin önemini vurguladı. Dili koruyamazken, felsefeyi de korumamızın mümkün olamayacağını bizlere aktarmayı unutmadı. Felsefenin de yükselişte olduğunu ifade etti.
Doğru Konuşmanın ve Doğru Yazmanın Farklı Bir Etkisi mi Var?
Muhakkak olduğunu dile getiren Süleyman Bey, dilin doğayı taklit ederek çıktığını belirtti. Aynı zamanda özünde ortaklaşa olmalarının çok mümkün olduğunu bizlere aktardı.
Son olarak, felsefe dünyasına giriş yapmak isteyen kişiler için felsefeyi bir düşünce etkinliği olarak görmeleri gerektiğini; bununla birlikte, yeni bir perspektiften baktığımızda hem doğayla uyumlandığımızı hem de kendimizle uyumlandığımızı söyledi. Her şeye felsefi açıdan bakılmasının insanı yorduğunu dile getirmeyi de unutmadı. Felsefeye başlamanın ille de ağır metinlerle olması gerekmediğini vurgulayan Süleyman Bey, “Zor felsefi metinlere hemen bulaşmasınlar. Roman okuyarak da başlanabilir; en azından bir sayfalık yazılı metni takip etmeye alışırlar.” tavsiyesinde bulundu.
